Romantik Paris Gezi Rehberi – Ulaşım/Konaklama

Merhaba,

Geçtiğimiz ay annemle baş başa seyahate çıkmaya karar verdim. Sürpriz olmasını istediğim için ön araştırmalarımı tamamladıktan sonra konuyu annemle paylaşacaktım. Annemin nereye gitmek isteyebileceğini düşündük Ertan’la. Birkaç saniye sonunda aynı şehirde buluştuk: Paris

  1. Giriş
  2. Tavsiye
  3. Ulaşım
  4. Konaklama

Biletleri ve vizeyi araştırdıktan sonra anneme konuyu açtım.  Seyahat planım annemi çok heyecanlandırdı, onu böyle görmek de beni.  Seyahat etmeyi sevenleri bir de anneleriyle gitmeye davet ediyorum. Farklı bir deneyim ve mutluluğa ulaşma garantisi veriyorum.

Beş gün dilediğimiz gibi gezdik, yedik, içtik, güldük. Şimdi sıra geldi deneyim paylaşmaya. Paris fikri olanlar, buradan buyrun 🙂

sacre.jpg
Yol arkadaşım annemle Paris’teyiz

Öncelikle Paris hakkında ön yargım olduğunu ve Avrupa’da muhtemelen en son gideceğim yerlerden biri olarak düşündüğümü itiraf etmeliyim. Paris’in Eyfel Kulesi, lüks bağımlılarının vazgeçilmezi Champ Elysees (Şanzelize) gibi abartılmış ögelerinin meraklısı değildim. Bu planın baş rolü annem olmasaydı belki hiç görmeye gitmeyecektim. Fakat iyi ki gitmişim. Böylelikle, Paris üzerine yazılan sözler, çekilen filmler ve söylenen şarkılar kalbimde hayat buldu.

Fransızların turistlere karşı soğuk ve yardımsever olmadığına dair hatta çok milliyetçi olduklarına dair genel bir yargı var. Özellikle Türkiye’den, Fransa’yı gezen çoğu turistin Fransızların İngilizce’yi bilip konuşmadıklarına dair geri bildirimleri oluyor. Bu bilgi ister istemez bende de önyargı oluşturmuştu. Fakat işin aslı öyle değilmiş.

Şimdi sıkı durun. Parislilerin yardım kapılarının kilidini açıyoruz. Paris’e girmeden sadece öğrendiğiniz 3 fransızca kelime Paris seyahatinizin keyfini artıracak. ‘Bonjour‘, ‘Bonsoir‘ ve ‘Merci‘. Yani, ‘günaydın/merhaba’, ‘iyi akşamlar’ ve ‘teşekkürler’ anlamlarına gelen bu üç kelime hayatınızı epey kolaylaştırıyor. Çünkü konuşmanıza bu kelimelerle başlarsanız size yardımcı olmayacak biriyle karşılaşma ihtimaliniz neredeyse yok. ‘Bonjour’ dedikten sonra konuşmanıza isterseniz İngilizce isterseniz Türkçe devam edin, bir şekilde anlaşacağınıza emin olabilirsiniz.

bonjour

Bu üç kelime benim çok işime yaradı, her yerde güleryüzle işimi halledebildim. Hatta seyahatimin ikinci gününden itibaren bu sözcükleri Fransız gibi söylemeye çalıştığım için epey eğlenceli oldu.

Ulaşım

Paris için uçak seçeneği oldukça fazla. Skyscanner‘dan ihtimallere bakarak fiyat ve saat olarak en makul olanını seçtim. Çarşamba sabahı gidiş ve Pazar öğleden sonra Paris’ten ayrılış için iki kişi gidiş dönüş 2000 TL civarında uçuşumuzu aldık. Tabii ki bizim yolculuğumuzun İzmir’den başladığını hesaba katmak lazım.  Çünkü uçuşlarımıza İzmir-İstanbul aktarması da dahildi. İstanbullular bu konuda şanslı.

İstanbul’dan Paris (Orly Airport) yaklaşık 3,5 saat sürdü. Pegasus elbetteki çok konforlu bir yolculuk vadetmiyor ancak diğer havayolu şirketlerine göre daha uygun fiyatlı olduğu için kısa uçuşlarda tercih edilebilir. Bizim de uçuş süremiz pek uzun olmadığı için yolculuk sırasında hiçbir sorun ile karşılaşmadık.

Pek çaba gerektirmeden Paris’e herkes kolay ulaşabilir. Fakat üzerinde durmamız gereken konu Paris içinde ulaşımı nasıl sağlayacağımızdır. Paris’in metro hattının çok gelişmiş olduğunu duymuşsunuzdur. İlk başta gözü korkutsa da bunun seyahatinizde çok büyük bir nimet olduğunu oraya gidince anlayacaksınız.

Paris’te Ulaşım

Paris’te ulaşımı RATP işletmektedir. RATP (Régée Autonome des Transports Parisiens), Paris’te hizmet veren otobüs, metro, tramvay ve RER (banliyö hattı) toplu taşıma araçlarının işletmecisidir.

Paris, zone denilen 5 ayrı bölgeye ayrılmış. Ulaşım biletlerinde de zone (bölge) limiti bulunuyor. Yani alacağınız biletin hangi zone’larda geçerli olduğuna dikkat etmeniz gerekiyor. Kısa ziyaretlerde turistlerin gezeceği noktalar 1. Zone’ da bulunuyor. Fakat havaalanları, Le Defense, Disneyland, Versay Sarayı gibi gidilebilecek yerler 3., 4. ve 5. Zone’ larda bulunuyor. Paris’te gezeceğiniz yerlerin listesini oluşturduktan sonra kısa bir hesapla biletinizi sizin için uygun bölgelere göre almanız daha faydalı olacaktır.

Ya da ‘hem kafamın rahat olacağı, hem de uygun fiyatlı bir seçenek yok mu, beni uğraştırma’ derseniz de ona da çare var.

Paris Ulaşım Kartı – Navigo Decouvert

Şimdi sizlere tanıtacağım ürün olan Navigo, bir dünya harikasıdır. 🙂 Biraz abartılı olmuş olabilir tabii, ama Paris’te hayat kurtarıyor.

Navigo Decouvert, Paris’te bir ulaşım kartıdır. Bu karta günlük, haftalık veya aylık yükleme yaparak turist olsanız da kullanabilirsiniz. Ama bazı dikkat edilmesi gereken hususlar var elbette. Öncelikle seyahat süreniz ve seyahatinizi kapsayan günler önemli. Eğer bu karta haftalık yükleme yapacaksanız kullanım süresi Pazartesi 00.00’da başlayıp Pazar günü 23.59’da son bulduğunu bilmelisiniz. Yani siz Paris’te Salı’dan diğer Salı’ya kadar bulunacaksanız Salı günü haftalık yükleme yapsanız dahi kullanım süreniz Pazar günü sonlanıyor. Bir de karta haftalık yüklemeyi sadece Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri yapabiliyorsunuz. Cuma, Cumartesi ve Pazar günü yükleme yapmak istiyorsanız sadece günlük yüklemeler yapabilirsiniz.

navigo1.jpg
Navigo turnikesi

Aylık yüklemeler için de geçerlilik süresi yine aynı. Yani ayın 1’den son gününe (30 veya 31) kadar geçerli.

Benim seyahatim Çarşamba sabah başlayıp Pazar akşam son bulduğu için Navigo Decouvert için çok uygun oldu. Paris soğunda hesap yapmadan gezebildiğim ve havaalanı ulaşımında da kullandığım için benim için büyük kolaylık oldu. Umarım gidecekler için de faydalı olur.

Kart için yanınızda bir adet vesikalık fotoğraf götürmeniz gerekiyor, fotoğrafsız kartlarda ceza uygulanıyormuş. Eğer metro istasyonlarından alacaksanız 5 Euro‘ya fotoğraf çekilme kabinleri gördüm. Ama bence tedarikli gitmek her zaman iyidir.

Bu arada bu kartın ücreti 5 Euro. Günlük yükleme 17,80 Euro, haftalık yükleme 22,80 Euro. Ben haftalık yükleme yaptım ve toplamda tek kişi için 27,80 Euro verdim. Bu kartı metro istasyonlarından ve havaalanlarından alabilirsiniz. Ben Orly Havalanında indim, Orly’de Sud ve Quest olarak iki istasyon var ve aralarında oldukça mesafe var. Pegasus havayolu Orly Quest (West)’te indiriyor ama tabii değişiklikler olabilir o yüzden hangi istasyonda ineceğine biletten bakabilirsiniz.  Navigo kartın Orly Sud’ da satıldığını öğrendiğim için Quest’ten Sud’e gitmenin yolunu araştırdım. OrlyVal ismini verdikleri tramvay ile iki istasyon arasını ücretsiz (bilet almadan) gidebiliyorsunuz. OrlyVal ile aynı zamanda merkeze de ulaşabiliyorsunuz fakat bunun için gişeden bilet almanız gerekiyor. Ben Orly Sud’den Navigo kartı alıp OrlyBus ile merkeze gideceğim için bu yolu tercih etmedim.

Burada kısaca başıma geleni anlatmalıyım. Navigo kartı Orly Sud’den almak ümidiyle gittim ve OrlyBus gişesindeki kişiye sordum fakat sadece merkezden alabileceğimi söyledi. Havaalanı içinde de epey dolanıp baktım fakat bulamadım. Sonunda malesef OrlyBus için tek binişlik bileti 8 Euro‘ya alıp son durak olan Denfert Rochereau‘ya ulaştım. Bence gişedeki kişi yalan söyledi. Bunu gitmeden bir kaç sitede okumuştum. Fakat o an bana çare olamadı. Ben de Denfert Rochereau’ya ulaştığımda metro istasyonuna girip kartı aldım. Merkeze gelmek için fazladan 8 Euro vermek zorunda kaldım, umarım siz bu durumla karşılaşmazsınız. Anlattığım konu hakkında bilgisi olan veya karşılaşan var ise buraya mutlaka yazsın, çünkü bu konu hala muallak benim için.

navigo3-1.jpg
Paris ulaşım kartı – Navigo Decouverte

Navigo Decouvert için vesikalık fotoğrafınız olması gerektiğini belirtmiştim. Bunun haricinde bir önemli konu daha var. Gitmeden okuduğum sitelerde bununla ilgili bir uyarı görmedim fakat kartı alırken gişedeki kişi sadece kredi kartı ile ödeyebileceğimi belirtti. Bu belki o istasyon için geçerlidir, emin değilim. Yine de bilginiz olsun, bu durumla da karşılaşabilirsiniz.

Bu aşamada yaşadığım ufak olumsuzluklara rağmen Navigo kullanışlı bir kart. Paris soğuğunda istediğim her an her duraktan binip indim. Bazen metro ile bir durak gitmek için yerin altından bir durak mesafesinden fazla yürüdüğüm bile olmuştur. 🙂 Bu kartı aldıysam hakkını veririm. 🙂

Bahsettiğim konulara dikkat edip detaylı araştırırsanız sorunu en aza indireceğinizi düşünüyorum.

Navigo Decouvert’i her turnikeden girişte okutarak geçiyorsunuz. Otobüs ve tramvayların da içinde bulunan cihazda okutmak yeterli. İşte sonrası çok keyifli, Paris’tesiniz ve her yere limitsiz gidip gelebilirsiniz. 🙂

Orly Havaalanı ile Paris Merkeze Nasıl Gidilir?

Bu konuya Navigo Decouvert başlığı altında değindim. Orly Sud veya Orly Quest terminalinden OrlyBus‘a binerek merkezde metro aktarmaları yapabileceğiniz bir yer olan Denfert Rochereau’a ulaşabilirsiniz. Fakat önemli bir detay var. OrlyBus öncelikli Orly Sud terminalindeki yolcuları alıyor ve oldukça kalabalık bir şekilde Orly Quest’den yolcu almak için yola çıkıyor. Yani Orly Quest’e oldukça tıka basa otobüsle geliyor, binememe ihtimaliniz fazla. Bu sebeple size önerim, Orly Quest’e inseniz dahi bir dakikalık ücretsiz OrlyVal‘i kullanarak otobüse Sud terminalinden binmenizdir. OrlyVal zaten çok sık geliyor ve hiç kalabalık olmuyor. Denfert Rochereau’ya otobüs ile gitmek 45 dakika sürüyor. Tabii trafik durumuna göre daha az veya daha uzun da sürebilir. Bu durağa geldiğinizde gitmek istediğiniz yere hangi metro hattı ile gidildiğini kontrol edip metroya geçebilirsiniz.

metro1.jpg
Paris metro haritası

Orly Sud terminalinden merkeze OrlyBus ile gidebileceğiniz gibi OrlyVal veya tramvay ile de gidebilirsiniz. Paris’e vardığımda Orly Havaalanı’ndan merkeze OrlyBus ile gitmiştim. Döneceğim zaman ise otelden havaalanına giderken metro ve tramvay kullandım. Otelimiz metronun 7 numaralı hattı üzerinde Place Monge durağındaydı. Bu sebeple 7. hattın son durağı Villejuif-Louis Aragon’da inip tramvaya (T7) aktarma yaptım. Tramvay ile Orly Sud’e ulaştım ve buradan uçağımızın kalkacağı terminal olan Orly Quest (West)’e ücretsiz OrlyVal’e binerek ulaştım. İki terminal arası OrlyVal ile 1 dakika sürüyor.

metro2.JPG
Paris Metro mobil uygulaması

Açıkçası bu rota çok kolay oldu. Fakat Google Maps’te bu yol önerilerde görünmüyor, nedenini anlayamadım. Bu yolu bana öğreten Hotel Des Arenes yetkilisi Yakup Bey’e teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca Yakup Bey konusuna konaklama detaylarımı anlattığım bölümde daha çok yer verdim. 🙂

Bu arada metro aktarmalarını kolay yapabilmem gitmeden bir ‘Paris Metro‘ adında uygulama indirdim. Belki daha gelişmişleri vardır fakat ben zaten internet olmadan kullandım. Açıkçası metro haritasının sürekli elimde olmasını istediğim için bunu tercih ettim. Ayrıca buradan durak isimlerini de rahatlıkla ‘arama’ bölümüne yazarak bulabildim. Büyük bir el haritasından veya metrolarda duvarda asılı olanlardan daha çok işime yaradı. Çünkü her an her yerde istediğim rotayı kolayca planlayabildim.  Bu uygulama olmasa dahi buna benzerleri mutlaka vardır, bence sevdiğiniz bir tanesini mutlaka kullanın. Ben Tokyo’da da benzer bir uygulama kullanmıştım bu yüzden yokluğu artık beni dara sokar. 🙂

Paris’te Nerede Kalınır?

Konaklama rezervasyonumuzu Booking‘den yaptık. Paris’te konaklayacak güvenli, rahat, lüks bir çok bölge ve otel var tabii ki. Gitmeden yaptığım kısa araştırmada Latin Quarter bölgesinin daha lokal bir yer olduğunu öğrendiğim için otel rezervasyonumu buradan yapmak istedim. İyi ki burada kalmışım. Latin Quarter hoş bir Fransız mahallesi. Hiç öyle lüks, parıltılı, ihtişamlı bir yer beklemeyin. Burası, eski yapılardan oluşan, mütevazı, insanlarıyla, restoranlarıyla, sokaklarıyla ve pazarıyla sıcacık bir mahalle. Mahalle kültürünü severim, bulunduğum yer fırınıyla, pazarıyla, restoranıyla samimi bir kültür oluşturmalı. Ancak o zaman kendimi güvenli alanda hissediyorum. İzmir’de de Göztepe’de oturuyorum mesela. Göztepe’yi bilenler bilir. Aynı bu anlattığım gibi bir yer. O yüzden Paris’te kaldığım Latin Quarter’ı Göztepe’ye benzettim. 🙂

Kaldığım otelin ismi Hotel Des Arenesti. Booking‘de yorumlardan Türk işletme olduğu izlenimi çıksa da öyle değil. Sadece otel yetkililerinden biri Türk. Check-in sırasında karşılaşmadık fakat sonrasında tanıştık. Çok sıcak kanlı ve yardımsever bir görevli. Her karşılaşmamızda uzun uzun sohbet ettik. Yurt dışında kaldığımız bir otelde her ne ihtiyacımız varsa Türkçe konuşarak sorunu paylaşabileceğim birinin olması büyük rahatlık. 🙂

otel
Hotel Des Arenes’in bulunduğu bölge

Otelin özelliklerine ve fiyatına gelelim. Paris’te tahmin edebileceğiniz gibi otel fiyatları oldukça yüksek. Ertan ile gitsem çok hassas davranmazdım fakat seyahate annemle gittiğim için ikimizi de tedirgin etmeyecek güvenli bir yer bulmam gerekiyordu. Hotel Des Arenes gayet güvenli, temiz ve oldukça sıcak. Kalorifer peteğinin varlığı mıdır yoksa odanın küçüklüğü müdür bilmem ama odamız çok sıcaktı ve genellikle petekleri kapatıp uyuyorduk. Tüm ihtiyaçlar düşünülmüş bir otel olmasa da (bakım ürünleri vs.), Paris standartlarında lokasyonun güzelliğini de hesaba katarsam güzel bir otel olarak değerlendirebilirim. Otel yetkililerinden birinin Türk olması da otelle ilişkimde sonsuz güven hissi oluşturdu. Tabii ki bu hissimin oluşmasında yetkilinin nazik ve yardımsever olması etkiliydi.

Paris planı olanlar için otelimi tavsiye edebilirim ama bütçe olarak belki benden daha fazla ya da daha az ayırmış olabilirsiniz bu sebeple beklentiler ve şartlar buluşmayabilir. Fakat bu otel olmasa dahi otelin bulunduğu Latin Quarter bölgesinden bakmanızı tavsiye ederim. Biraz daha açıklayıcı olması için otelimin metronun 7 numaralı hattının ‘Place Monge‘ durağındaydı. Gittiğiniz şehirlerde yerel yerlerde bulunmayı seviyorsanız burayı mutlaka seveceksiniz.

Bu bölümde Paris’e henüz varmadan yaptığım hazırlıkları, ulaşım ve konaklama ayrıntılarını sizinle paylaştım. ‘Romantik Paris’ yazımın ikinci bölümünde ise Paris’te gitmenizi önerebileceğim turistik duraklara değindim. İkinci bölümü okumak için hadi tıklayın. 🙂

Yeni gönderilerden haberdar olmak için e-posta adresinizi “E-POSTA İLE BLOGU TAKİP ET” alanına girebilirsiniz.

4 thoughts

  1. Fransa’yı 2000 senesinde bir haftalık süre boyunca gezdik. Nice, Monte Carlo, Disneyland, Menton, Cannes ve tren ile San Remo’ya (İtalya) tren ile gidip döndük. Güzel bir seyahatti Ama soğan çorbasını hiç sevemedim.
    Selamlar..

    Liked by 2 people

Ksk'li Kaf-Kaf için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.