Büyüleyici Japonya! Genel İzlenimler

Japonya yazımın son bölümünde bize farklı gelen, sizin de ilginizi çekebilecek izlenimlerimizi paylaştım.

  1. Temizlik
  2. Tuvalet Teknolojisi
  3. Pachinko
  4. Çalışma Disiplini
  5. “Women Only” vagonlar
  6. Para Alma Geleneği
  7. İklim ve Klima
  8. Otomatlar
  9. 7/24 açık marketler
  10. Kitapçılar ve Manga
  11. Metroda Kestirmek
  12. Yemek Vitrinleri
  13. Takunyalılar
  14. Japon Sivrisineği
  15. Bahşiş

Temizlik

Temizlik konusuna belki başka hiçbir seyahat yazımda ayrı başlık (olumlu anlamda) açmayacağım. Ancak Japonya, temizliğiyle konuşulmayı fazlasıyla hak ediyor. Japonlar, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğimiz bir temizlik anlayışına sahipler. Sokaklardan tutun da tuvaletlere kadar her yer çok temiz.

Japonya’da adım başı tuvalet var ve yol üstü otomatik kapılı falan değil, bizim AVM’lerde olduğu kadar geniş alanı olan müstakil tuvaletler. Hem de ücretsiz. Sokakta ve ücretsiz tuvaleti duyduğumuzda çok kirli olabileceğini düşünüp girmeye yeltenmeyiz. Fakat bunlar öyle değil, tertemiz, çok temiz, her an yeni temizlenmiş kadar temiz. 🙂 Bu bölümü anlatırken sıfatları pekiştiriyorum fakat abartmıyorum. Japonya’da her yer, tuvaletler, sokaklar, restoranlar, salaş yemek yerleri, pazarlar, dükkanlar yani aklınıza neresi gelirse tertemiz olduğundan emin olabilirsiniz. Japonya’ya gittiğinizde kirli bir yer görürseniz beni bulun. 🙂

Bu arada sokaklarda çöp kutuları bulunmuyor, herkes çöpünü çantasına koyuyor. Sadece içecek otomatlarının bazılarının yanında çöp kutusu bulunuyor. İhtiyacınız olduğunda onları kullanabilirsiniz.

Tuvalet Teknolojisi

Temizlik konusunda tuvaletlerin bile ne denli temiz olduğuna değinmiştim. Bu yazıda eğer tuvalet teknolojisinden bahsetmezsem büyük günah işlemiş olurum. Bu konu çok önemli. Çünkü Japonya planınız varsa gitmeden mutlaka Japonların tuvalet teknolojisi hakkında videolar izleyin, bilgi toplayın (benden size dost tavsiyesi). Klozette milyon adet düğme var, her birinin farklı işlevleri var. Hepsine hakim olamasanız dahi en azından sifon düğmesini öğrenmek birincil ihtiyaç. 🙂 Sonra ah tüh yapmayın, zorluk yaşamayın.

Japonya’da sıradan bir tuvalet

Müziğinden tutun da suyun hangi açıdan hangi basınçla geleceğine kadar ve hatta çok daha fazlası, hepsi bu klozetlerde mümkün. Alt tarafı bir klozet deyip geçmemişler ve tüm konforu sağlamışlar. Gittiğinizde utanmayın, çekinmeyin, zaman ayırın ve inceleyin.

Her alanda olduğu gibi bu konuda da teknolojik ustalıklarını göstermişler. Ülkeye döndüğümden beri Türkiye’yi gezmeye gelen Japon turistleri düşünüp duruyorum. Alıştıkları konfordan bu denli uzak olmaları kim bilir ne hissettiriyordur.

Pachinko

Japonya’ya gitmeden önce 2 kitap ve sayısını bilmediğim kadar yazı okudum. Japonları gözümde öyle insanüstü varlıklara çıkardım ki kesinlikle saçma ya da yanlış bir uğraş içinde olamazlar ve her davranışlarının iyi yönde bir sebebi vardır diye düşünmüştüm. Fakat bu ‘Pachinko’ meselesi nedir yahu!

Bu oyunun birkaç kez izlemeyle anlaşılması imkansız. Bir yerden makineye demir bilye koyuyorlar, diğer bir tarafından bilyeler dökülüyor. Ekranda da farklı karakterlerde oyun oynuyorlar. Dökülen bilyelerin adedinin haddi hesabı yok. Makineden dökülen bilyeler kutu içerisine birikiyor.

Bu oyun bir bağımlılık belki bir uyuşturucu ve biz bile bu zehire kapıldık diyebiliriz. Tokyo’da kaldığımız hemen her gün gece saatlerinde Pachinkoların oynandığı yerlere girip en az bir saatimizi oynayanları izleyerek geçirdik. Bu oyun sadece oynayanlarda değil oynayanları izleyenlerde de bir bağımlılık yaratıyor, çok dikkatli olun. Kumara karşı olan korkum sayesinde bu illete para kaptırmadan ülkemize dönebildik fakat Ertan’ı çok zor tuttum.

Çalışma Disiplini

Japonlara olan hayranlığım, çalışma şekillerini gördüğümde iyice pekişti. İşini seversin ama herkes mi işini çok sever, herkes mi büyük özenle yapar her ne yapıyorsa. İşlerine olan saygı ve özen hayranlık yaratıyor. Hizmet almak istiyorsan Asya ülkesini ziyaret etmek akıllıca olur.

Özellikle dikkatimi çeken tabii ki asansör görevlileriydi. Asansöre bindiğinizde hangi kata çıkacağınızı sorarak numaraya basıyorlar, her durdukları katta nelerin bulunduğunu tekrar edip duruyorlar, inerken sizi uğurluyor vs. gibi aynı gün içinde kim bilir kaç defa tekrarlanan bir hizmeti gerçekleştiriyorlar. Asansör görevlisi deyip geçmeyin, işlerini nasıl özenle yaptıklarını tarif etmem oldukça güç. Bizim ülkede öyle birini bulabilmemiz oldukça zor. Aksi takdirde ne yapıyorsak özensiz iş çıkarıyoruz maalesef.

Women Only Vagonlar

Tokyo’nun tren ve metro hatları bir harika. Dünya’nın sayılı iyilerindendir. Japonya hakkında okuduğum kitapta da bahsi geçen kadınlara özgü vagonlar var, içerisinde bir tek erkek bile yok. Kadınların rahatsızlığını azaltmak için yapılan bu uygulama Japon mahremiyetini yansıtıyor. Japonların mahremiyet anlayışı her alanda hakim, kaldığımız hostelde (bilirsiniz hostelde ranza düzeni vardır ve birden fazla tanımadığınız ziyaretçi ile aynı odada kalırsınız) dahi her yatağın perdesi bulunuyordu.

Women Only Vagonlar

Pozitif bile olsa ayrımcılıktan yana değilim, fakat belli ki bir rahatsızlık yaşanmış ve çözüm üretilmiş, saygı duyuyorum. Ülkemizde de zaman zaman pembe otobüs, pembe vagon gibi uygulamalar gündeme geliyor hatta uygulayan belediyeler bile var sanırım. Ancak burada toplumun bakışı uygulamanın yararının önüne geçebilir. Ülkemizde bu vagonları tercih etmeyen kadınların düşünceleri sorgulanabilir. Bu tür uygulamalar toplumun geneli düşünülerek yapılmalıdır. Japonya’da bu açıdan pek sorun görünmüyor.

Para Alma Geleneği

Japonlar para alıp vermek konusunda epey utangaçlar. Hizmet aldığımız her yerde para alışverişine çok özen gösterdik. Aldığınız hizmetin bedelini ödemek için iki yolunuz var, parayı ya kasada bulunan para tabağına bırakabilirsiniz ya da iki elinizle tutarak verebilirsiniz. Bu önemli nokta, çünkü tek elle para alıp vermiyorlar, sanırım nezaket kurallarına aykırı olarak değerlendiriyorlar. Şimdi gel de sevme bu adamları, bu nasıl bir naifliktir.

İklim ve Soğutma Sistemleri

Japonya gezimiz için Ağustos ayının son 10 gününü ayırdık. Gitmeden bir iki hafta önce hava durumuna bakmaya başladık. Sıcaklık 32 derece civarında görünüyordu. O sıralar İzmir sıcaklığı 40 dereceyi bulmuştu. Japonya sıcaklığını görünce çok sevindik, oh biraz gidip serinleyelim dedik. Atladığımız bir konu vardı, Japonya’nın nem oranı hakkında fikir sahibi değildik. Oraya vardığımızda gece olduğu için farkına varamadan hostele gidip uyuduk. Sabaha kadar enerji toplayıp saat 7’de attık kendimizi dışarı. Fakat bu nasıl bir sıcak? Dışarı çıktığımız anda boncuk boncuk ter dökmeye başladık. Sıcaklığı tarif etmem mümkün değil. Nem oranı hakkında bilgi vermem gerekirse, Tokyo’da %95 idi. İzmir’de en nemli dediğimiz günler bile %70’i gösterir.

Yolda giderken Japonların nasıl idare ettiklerine baktım. Uzun kollu pamuklu giysiler vardı, tenleri görünmüyor ve sürekli şemsiyeleri açık. Hiçbiri ter dökmüyor. Bu iklime doğuştan alışkın olmak gerekiyor sanırım, sonradan adapte olmanın imkanı yok.

Otobüs Duraklarındaki Soğutma Sistemi

Bu sıcaklığa alışkın olmakla birlikte inanılmaz güzel soğutma sistemleri geliştirmişler. Otobüs duraklarında bile günün her saati çalışan su buharı üflemeli sistem çalıştırıyorlardı.

Bir daha klima alacak olursak kesinlikle Japon markası tercih edeceğiz. 🙂

Siz siz olun Japonya’ya seyahat planı yaparken Mart, Nisan gibi tarihleri seçin, hem görüntüsüyle büyüleyen sakuraları da görebilirsiniz. Ama bu tarihlerde uçak biletleri ve oteller epey pahalı oluyor.

Otomatlar

Vending machine” yani yiyecek içecek otomatları Japonya’da çok yaygın hatta adım başı üç dört tanesi yan yana konumlandırılmış. Orada bulunduğunuz süre boyunca hiçbir an hiçbir yerde susuz ve aç kalmazsınız, gönlünüzü ferah tutun. Ben iki kere kullandım, ilkinde su aldım, fiyatları market ile aynıydı. İkincisinde de kahve aldım ama çok şekerli (maalesef üzerinde yazan hiçbir şeyi anlamıyorduk aldığım şeyin kahve çıkmama ihtimali dahi vardı) olduğu için içemedim.

Otomat Hatırası

Fakat ne olursa olsun, her an her yerde var olduğu için verdiği güven paha biçilemez.

7/24 Açık Marketler

Family Mart, Seven Eleven, Lawson gibi 7/24 açık marketler tam kurtarıcı görevi üstlenmiş. İçerisinde paket gıdaların dışında sıcak yemek (ramen, suşi, noodle vs.) ve kahve servisi, ATM gibi hizmetler de sunuluyor. Sıcak yemeklerin kokusu pek cazip gelmese de bu yemek kültürüne alışık birçok yerli alıp bitiyordu.

Biz gördüğümüz yerde hemen hepsine girdik, gezdik çünkü klimaya ihtiyaç duyuyorduk. 🙂

Kitapçılar ve Manga

Hayal edebileceğinizden çok daha fazla sayıda manga var. İlgimizi çok çekmediği için hepsini incelemesek de Tsubasa başkadır.

Manga Cenneti

Kitapçılarda mangaları Japon manga canavarlarından korumak için streç film ile sarmışlar. Oracıkta okuyup bitirmesinler diye sanırım böyle bir önlem almışlar. Metroda, yolda her anlarını manga okuyup anime izleyerek geçiren bir millet için bu kadar manga serisi az bile. Teknoloji gelişimini de göz önünde bulundurduğumuzda tablet ve telefondan okumak yerine basılı kitaplara olan ilgi şaşırtıcı derecede fazla.

Metroda Kestirmek

Japonya’da metroda kestirmek yani biraz şekerleme yapmak olağan bir davranış. Yolcuların yarısı kestiriyor, diğer yarısı da manga izliyor veya okuyor. Ertan geri kalır mı, o da kısa sürede uyum sağlayarak ayakta şekerlemeye başladı. Bu da esneme gibi bulaşıcı bir davranış, yanındaki güzel rüyalar içindeyken can çekiyor. Japonlar muhtemelen çok yoğun çalıştıkları için kısa bir süre de olsa mola veriyorlar.  Ee bizim işimiz de zordu, sabah akşam aynı tempoda gezmek eğlenmek kolay mıydı?

Yemek Vitrinleri

Gördüğümüz tüm restoranların yemek vitrinleri çok iştah açıcıydı. Çeşit çeşit yemekleri yapıp sergiliyorlar sandık. Ancak işin aslı öyle değilmiş. Meğer tüm o vitrinlerdeki yemekler plastikmiş. Bunları yapan fabrikaların olması ilginç. Görünen o ki bu sektör epey büyük.

Tokyo’da bir restoran vitrini

Takunyalı Hanımlar ve Beyler

Japonya’da özellikle Kyoto’da yerel giysili hanımlar/beyler ile sıkça karşılaştık. Bambu ormanına bile takunyaları ile gelenler vardı. Tabii bunlar bir süre sonra takunyaları ellerine alıp yola yalın ayak devam ettiler.

Japon kankilerim

Genel Uyarılar

Japon Sivrisineği

Biliyorsunuz, Tokyo’da konaklamamızı daha uygun fiyata getirebilmek ve kapsül otel deneyimleyebilmek için Asakusa bölgesinde kapsül tarzı bir hostelde kaldık. Hostelimiz temizlik konusunda epey güvenilirdi. (Zaten Japonya’da kirli bir yer bulmak gözlemlediğimiz kadarıyla çok zor.) Yataklar ahşap kapsüller içerisindeydi. Buradaki ikinci günümüzden itibaren bacaklarımda ve kollarımda böcek ısırıkları olmaya başladı ve normal sinek ısırığından büyük bir genişlikte günden güne büyüdü. Öncesinde önemsemesek de kaşıntı ve kızarıklık artmaya başlayınca ne olduğunu bulmak için ihtimalleri gözden geçirdik. Aklımıza sadece hosteldeki yatakta olabilecek tahta kurdu geldi. Bu sırada Kyoto’da olduğumuz için Tokyo’daki hostelimizi durumla ilgili mail atarak bilgilendirdik. Ertesi gün de eczaneye gidip kaşıntı için bir jel aldık. Buradaki görevli bu ısırığın japon sivrisineğinden kaynaklandığını söyledi. Sonraki günlerde gezerken diğer bazı turistlerde de aynı kızarıklıkları gördük. Japonya seyahatinizde buradaki sivrisineklere dikkat edin. Kaşıntısı ve iyileşme süresi bizim sivrisineklere benzemiyor, merhemi almadan önce bana zor zamanlar yaşattılar.

Bahşiş

Türkiye’de birinden normalin üzeri bir hizmet ve güleryüz aldığımızda bahşiş bekliyor anlamı çıkarıyoruz ve genellikle de böyle oluyor. Bizim ülkemizde gelenek olmuş, aldığımız hizmeti sevsek de sevmesek de mecburi bir bahşiş bırakıyoruz, maalesef. Fakat Japonya’da bu şekilde değil.

Gitmeden önce okuduğumuz yazı ve kitaplarda bu uyarı ile karşılaşmıştık. Gittiğimizde de bu duruma şahit olduk. Japonya’da para üstümüzü yeni yenine aldık. 🙂

Aman deyim, sakın! Japonya’da tüm aldığınız hizmetlerden memnun kalarak ayrılacaksınız, size kendinizi özel hissettirecekler. Ancaaak, bu memnuniyetinizi bahşişle göstermeyin. Çok büyük ayıp. Bunun yerine sizin de onların yaptığı gibi öne eğilerek yapacağınız bir teşekkür ifadesi onların tekrar eğilmesi ile karşılanacaktır. Siz de kendinize engel olamayıp tekrar eğilirseniz bu selamlama sonsuza dek sürecektir. Bizim rekorumuz 4 tekrardır.

Japonya seyahatimin diğer bölümlerine ulaşmak için tıklayın.

Yeni gönderilerden haberdar olmak için e-posta adresinizi “E-POSTA İLE BLOGU TAKİP ET” alanına girebilirsiniz.

Reklamlar

Büyüleyici Japonya! Genel İzlenimler” için 6 yorum

Kendininkini ekle

  1. Yeni şeyleri keşfetme arzusu ve merak duygusu…! Hakikaten insanı harekete geçiren ve hayatı anlamlı kılan kavramlar. Merak duygusu olmasa idi neyi nasıl öğreneceğimizin hiç farkında olmayacaktık sanırım.

    Seyahat – Yemek – Gezme olan üçlü kategorinize dördüncü olarak “Kitap Okuma” başlığı ekleseniz ne güzel olur. Okunması gereken ve tavsiye edilecek kitaplar dair güzel bir bölüm hiç fena olmaz.. Ve Serdar Tuncer’in Satırarası Hikayeler ile başlangıç yapabilirsiniz..!

    Liked by 1 kişi

SOHBETHANEM için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: