Büyüleyici Japonya! Bölüm 2 – Gezip Gördüğümüz Yerler

Önceki bölümde Japonya’ya nasıl gittiğimizden, nerelerde konakladığımızdan ve neler tattığımızdan bahsetmiştim. Bu bölümde Japonya’da nereleri gezip gördüğümüzü anlatacağım.

Seyahatlerimizde genellikle yürüyerek gezmeyi tercih ederiz. Otel çevresinden başlayarak çemberi genişletiriz. Ancak Tokyo hem büyüklüğü hem de mevsim hava koşullarından dolayı yürümeye elverişli değildi. Sınırsız metro biletimizden dolayı metro, bir yerden bir yere gitmemizde ilk aklımıza gelen seçenek oldu. Buna rağmen Tokyo’daki 4 günde yürüyerek 60 km mesafe katetmişiz.

Ortalamamızın altında olan yürüyüş mesafemizi Kansai bölgesinde biraz yukarı çekerek 4 günde 80 km yürüdük. Yürüyerek şehri daha iyi tanıdığımızı düşünüyoruz ve ara sokaklarda ilginç yerler arıyoruz.

Japonya’da binlerce km dolaştık, ancak gezdiğimiz yerlerin denizde bir kum tanesi olduğunun farkındayız.

İşte Görülmeye Değer Yerler Ülkesinde Gezebildiklerimiz !

  1. Tokyo
  2. Kyoto
  3. Kobe
  4. Nara

Tokyo

Tokyo’daki hostelimize vardığımızda saat 20.00’dı, dışarı çıkmadık. Çok uzun bir yoldan uzun süreli beklemeler ile geldiğimiz için yatağa yatıp dinlenmeli ve bir sonraki gün için enerji depolamalıydık. Uzun bir uykunun sonrasında yeni bir güne uyandık. Neredeyse 4 aydır hayali kurduğumuz yerdeydik, her anı güzel değerlendirmeliydik.

Erken kalkıp hemen kendimizi sokağa attık, bu sırada saat henüz 07.30’du. Sabahın çok erken bir vakti olmasına karşın nasıl sıcak ve nemli olduğunu ifade etmem güç olabilir, telefonumda nem oranı %90’dan hiç düşmedi. Asakusa’da kaldığımız için yakın olan Sensoji Tapınağı’na gittik fakat kimsecikler olmadığı için rotamızı Shinjuku’ya çevirdik. Shinjuku istasyonu çok büyük ve kalabalıktı. Burada biraz kaybolarak gezindikten sonra tekrar Asakusa’ya, Sensoji Tapınağı’nı gezmeye gittik.

  • Asakusa Sensoji Tapınağı
sensoji
Sensoji Tapınağı

Sensoji Tapınağı (Asakusa Kannon Tapınağı olarak da biliniyor), Asakusa’da yer alan bir Budist tapınağıdır. Tokyo’nun en eski ve en popüler tapınağı. Çok ihtişamlı ve renkli bir tapınak.

sensoji dilek
Regular Fortune

Dilek kutularına gidip dilek çektik. Bunun için önce içi uzun çubuklarla dolu olan silindir bir kutuyu sallıyorsunuz, çubukların üzerinde önünüzde bulunan çekmecelerin numaraları yazıyor. Silindirin altında küçük bir delik var, salladığınızda buradan düşen çubuğun üzerinde yazan rakamı çekmeceler üzerinde bulup falınıza bakıyorsunuz. Bizim için rakam bulmak epey zor oldu. Bu esnada imdadımıza yetişen Japon çekmecemizi bulmamıza yardım etti. Çıkan dileğimiz ‘Regular Fortune’, kağıdın üzerinde İngilizce de yazdığı için sıkıntı yaşamadık. Kötü çıkmamasına sevinerek ayrıldık. 🙂 Bolca Budist heykellerle ve ihtişamlı tapınak görüntüsü ile fotoğraf çektirdik.

Buradan çıkınca alışveriş standlarının sıralandığı Nakamise’ye gittik. Burada kimono, Japon takunyaları, magnetler, yeşil çaylı ürünler ve daha yüzlerce çeşit hediyelik eşya bulabilirsiniz. Turistik eşyaların satıldığı bu pazarda yiyecek içecek bulmak da mümkün. Ben her yerde satılan ‘kibi dango’ tatlısını denedim, tadını çok sevdiğim için bitirdikten sonra dönüp bir tane daha aldım.

  • Shibuya

Shibuya, Tokyo’nun en hareketli meydanlarından biri. Dünyanın en kalabalık yaya geçidine sahip, yoğun saatlerde tek seferde 2500 kişi yolun karşısına geçiyor. Günde ortalama 1 milyon kişi ‘Shibuya Crossing’den geçiyor bu sebeple oldukça turist çeken bir bölge. Yayalar için yeşil ışık yandığı anda düz ve çapraz yaya geçidinde insan seli yaşanıyor. Yolun kenarı bu anları görüntüye alan insanlarla dolu. Ayrıca bu görüntüye sahip olunacak en iyi yer meydanda köşede bulunan Starbucks. Buranın üst katına çıkarsanız bu görüntüyü kahve eşliğinde de seyredebilirsiniz.

shibuya.jpg
Hareketli Shibuya meydanı

Shibuya’nın gündüzü de gecesi de çok kalabalık. Ama güvensizlikle ilgili bir şüphe asla duymadık. Büyük mağazalar, butikler, restoranlar ve izakayalar ile dolu gösterişli bir meydan.

  • Hachiko Heykeli

Shibuya’ya gelip Hachiko Heykeli’ni görmeden gidilemez. Biz de her turist gibi heykelin yanına gidip fotoğraf çektirenler arasında sıramızı aldık.

Hachiko heykelinin öyküsünü belki bilenleriniz vardır. Ben Japonya’ya gitmeden önce araştırırken öğrenmiştim. Hüzünlü bir hikaye bu. Sahibi ile Akita cinsi bir köpeğin sadakat dolu öyküsüdür.

hachiko
Sadakat dolu Hachiko

Tokyo Üniversitesi’nde çalışan Profesör Ueno, akita cinsi bir köpek yavrusu edinir. İsmini de Hachiko koyar. Hachiko her sabah profesörü Shibuya istasyonuna kadar uğurlar ve akşam dönüşünde de sahibi yine aynı yerde karşılar. Bir gün Profesör kalp krizi geçirir ve hayatını kaybeder. Fakat Hachiko her gün olduğu gibi o gün de sahibini bekler. Ertesi gün yine aynı saatte bekler, fakat profesör yine gelmez. Hachiko sonsuz bir sadakatle ertesi günlerde de Profesörü beklemeye devam eder. Onu tanıyan istasyon görevlileri Hachiko’yu besler ve korurlar. Bir süre sonra Hachiko’nun hikayesi tüm Japonya’da duyulur, Shibuya istasyonu onu görmeye ve beslemeye gelen insanlarla dolar. 9 yıl kadar devam eden bu bekleyiş Hachiko’nun ölümüyle son bulur. Ülkede bir gün yas ilan edilir ve istasyonun önüne bronzdan bir Hachiko Heykeli dikilir.

Ancak ülke İkinci Dünya Savaşı’na girdiğinde orduya cephane üretmek için tüm metaller kullanılır ve Hachiko’nun heykeli de Japon ordusuna cephanelik olur.

Savaş bittikten ve ülke toparlanmaya başladıktan sonra tekrar Hachiko Heykeli Shibuya istasyonuna dikilir ve o zamandan itibaren Tokyo’nun en yoğun buluşma noktası olur.

  • Tokyo Hükümet Binası

Tokyo’daki 3.günümüzde yine sabah erkenden yollara düştük. Bu sefer hedef, Tokyo Hükümet Binası. Shinjuku bölgesinde yer alan bu bina 48 katlı ve Tokyo’yu 360 derece görebileceğimiz birkaç yerden biri. Skytree ve Tokyo Tower da diğerleri. Fakat buranın ücretsiz ve daha az kalabalık olması tercih sebebimiz oldu.

hükümetbinası.jpg
Tokyo manzarası

Binadan içeri girince kısa bir güvenlik kontrolünden geçip asansöre binmek için sıraya geçtik. Çok sıra beklemeden asansöre bindik. Sırası gelmişken kısa bahsedeyim : Japonya’ya gittiğinizde dikkatini çekecek unsurlardan biri de asansör görevlileridir. Her asansörde bir görevli bulunuyor ve hangi kata çıkacağınızı, her bir katta nerelerin olduğunu tekrarlayıp duruyor. Tüm Japon halkı gibi inanılmaz kibar ve güler yüzlü işini yapıyor. Günde kim bilir kaç defa aynı sözleri tekrar ediyordur ama hiçbir zaman diliminde yüzlerinin asıldığını görmeyeceğimize emin oldum. Japonlar için yaptıkları iş her ne olursa olsun kendilerini adayarak en iyi şekilde yapıyorlar. Hizmet görmek isterseniz Japonya’ya buyurun. 🙂

ezgif.com-video-to-gif (3).gif
Tokyo Hükümet Binası, 45.kat

Asansöre bindikten 1 dakika sonra (belki 1 dakika dahi olmamıştır) 45.kattaydık. Ne zaman çıktık 202 metre yüksekliğe? Tokyo manzarasını her açıdan görebileceğimiz bir alanda olduğumuz için her cepheden fotoğraf çektik. Ama hava çok kapalı olduğu için geniş bir alanı göremedik. Hatta buraya gelmeden önce hava açık olsaydı ümidimiz Fuji Dağı’nı görebilmekti ama manzara için yanlış bir gün seçmişiz. Manzaranın ve yüksekliğin tadını çıkardıktan sonra hediyelik eşyaların olduğu bölümde biraz zaman geçirip yine son sürat asansör ile aşağı indik.

Sıradaki yer, Meiji Pak ve Meiji Tapınağı.

  • Meiji Park ve Meiji Tapınağı

Biz seyahate çıktığımızda mutlaka gittiğimiz yerde geniş, güzel ve bozulmamış park arayışına gireriz. Londra’da gezdiğimiz parklar hala aklımda mesela. Tokyo’da da doğanın gücünü hissedebileceğiniz ve bu büyüye kapılabileceğiniz parklar var.

meiji park
Meiji Park

Biz hem tapınak hem de park gezmek için Meiji Park’ı seçtik. Geniş yürüyüş yolu, dokunulmamış ağaçlar, hava biraz kapalıydı, tam istediğimiz gibi bir doğaydı. Tabii ki nem oranının ve sıcaklığın düşük olduğu ve yürürken arada dinlenmek için oturabileceğimiz bir yerler isterdik ama hepsi aynı anda olmuyor. Bu sefer gördüğümüz güzellikler ve işittiğimiz büyüleyici doğa sesi yetti.

Gezintimizi tapınağa vararak sonlandırdık. Meiji Tapınağı, İmparator Meiji ve eşine adanmış bir Şinto tapınağıdır. Tapınakların Şinto mu Budist mi olduğunu anlayabilmek için birkaç ayrıntı mevcut. Tapınak girişinde Torii (kapı) bulunur, içeri girdiğinde arınma çeşmesi ile karşılaşırsınız, burada arınmak için eller ve ağız yıkanır. Tüm gelenlerin yaptığı gibi biz de geleneği bozmadan ellerimizi ve ağzımızı yıkadıktan sonra devam ettik. Bir bankta oturup soluklanırken geleneklere uygun hazırlanmış gelin ve damadın fotoğraf çekimlerine şahit olduk. Evlilik seremonilerine denk gelemesek de küçük bir çekimi görebilmek de güzeldi.

meiji.jpg
Meiji Tapınağı

Şinto tapınaklarına özgü imgelerden bahsetmiştim, ‘Ema’ da bunlardan biri. Bu kısım ziyaretçilerin dileklerini tahta plakalara yazıp bıraktıkları yer. Bu dilekleri kamilerin gelip okuduklarına dair bir inanış var.

Tapınağın çıkışına doğru ilerlerken sake varillerinin sıralandığı  bir bölümle karşılaştık. Bu varilleri ülkenin her yanından sake üreticilerinin imparator Meiji’ye saygı göstermek için gönderdiklerini öğrendik.

Gördüklerimizden duyduğumuz memnuniyetle tapınaktan ayrıldık.

  • Akihabara

Biliyorsunuz, Japonya anılarımın kaybolmasını istemiyorum fakat Akihabara’yı hiçbir durumda unutacağımı sanmıyorum.

Burası Pachinko cenneti. Pachinko’yu ‘Kültür ve Yaşam’ bölümünde ayrıntılı anlattım. Japonların bu oyuna olan düşkünlükleri malum fakat Akihabara’da her yer, kocaman yüksek katlı binaların tamamı tüm katlarıyla oyun salonlarına ayrılmış vaziyette. Burada nasıl bir gelir var, bu nasıl bir piyasadır ve nasıl bir güçtür.

Bunun dışında tüm teknolojik aletleri bulabileceğiniz de bir yer. En yeni teknolojik ürünlerin bulunduğu bu yerin eskiden daha popüler olduğunu düşünüyoruz. Ürünlerin fiyatlarını Türkiye ile karşılaştırdığımızda hemen hemen aynı olduğu için bize pek cazip gelmedi.

  • Asakusa Samba Festival

Şanslıydık ki, bulunduğumuz tarihlerde Tokyo’da aynı gün 3 farklı festival vardı. Üçüne de yetiştik.

ezgif.com-video-to-gif (4).gif
Asakusa Samba Festivali

İlk olarak konakladığımız bölgede düzenlenen Asakusa Samba Festivali’ne katıldık. Son derece özenle hazırlanan her bir grup kendi sıraları geldiğinde belirlenen cadde boyunca tüm seyircilerin önünden gösterişli dans ve görüntüleriyle geçtiler. Sıcaklık ve nemin yüksek olmasına rağmen hepimiz gözümüzü ayırmadan grupları izledik. Biz diğer festivale de yetişebilmek için erken ayrıldık.

  • Bon Odori Dans Festivali

İkinci festivalimiz, Bon Odori Dans Festivaliydi. Burada ise gruplar kendileri için hazırlanmış güzel bir sahne de Japon ezgilerinden oluşan müziklerle gösterilerini gerçekleştirdiler. Her yaş grubundan kişilerin yer aldığı bu gruplar kıyafetleri, figürleri ve uyumlarıyla büyülediler.

ezgif.com-video-to-gif (5).gif
Bon Odori Dans Festivali

Son festivali de görebilmek için burada da sonuna kadar kalamadan ayrıldık.

  • Harakuju Super Yosakoi Dans Festivali
harajuku
Harakuju Super Yosakoi Dans Festivali

Üçüncü festival, Harakuju Super Yosakoi Dans Festivali. Harajuku bölgesinde düzenlenen bu festival izleyenlerin de katılımıyla görsel bir şölendi. Ortada yuvarlak bir sahne kurulu, çevresinde toplanan kalabalık ile birlikte danslar edildi.

Bu gösterileri de izledikten sonra yan taraftan yükselen muhteşem yemek kokularıyla iyice acıktık ve kokuya yöneldik.

  • Harajuku

Harajuku, lüks mağazaların, güzel butik ve kafelerin olduğu bir bölge. Arka sokakları gezdiğimizde evlerin yapısından ve uyumundan çok etkilenmiştim. Buraya dair hiç fotoğraf çekmemişim, sanırım o ana odaklanmışım.

Ana caddesi epey kalabalık olmasına rağmen karışık değildi tam tersi herkes sanki bir uyum içinde yürüyordu. Tokyo’da yaşasam burada oturmak isterdim ama tabii param Tokyo’nun en ucuz semtine bile yetmeyecektir. 🙂

  • Tsukiji Balık Pazarı

Tsukiji Balık Pazarı, Tokyo’yu araştırırken ilk öğrendiğim yerlerden biriydi. Tüm turistlerin aşkla bahsettiği mutlaka gidilmesi ve sabah saatlerinde en taze balıklarla yapılmış suşileriden yenmesi gereken bir alan. Hatta not defterime şöyle not düşmüşüm, ‘Şuşi, Suşi, Suşiyi burada ye.’

Büyük hayaller ile çok erken olmasa da sabah saatlerinde gittik. Turistlerin de katılabildiği açık artırma ile satış yapılan balık satışına katılmak artık mümkün olmuyormuş. Dedikleri gibi hem balık pazarı hem de suşi yapan çok fazla mekan vardı fakat benim et ve balık ürünlerinin çiğ kokularına olan fazla duyarlılığım sebebiyle burada suşi yiyemedik. Gidenlere tabii ki buraya gitmelerini tavsiye ediyorum, gidin ama siz suşiyi orada yiyin, benim içimde kaldı.

  • Sumida Nehri

Sumida Nehri’ne Tokyo’daki son günümüzde gittik. Nehirden diğer tarafa geçtik fakat o tarafta gezecek pek bir yer bulamadığımız için geri döndük. Sıcaklık ve nem biraz düşük olsaydı belki nehir üzerinden geçtiğimiz anımızı bu yazıyı yazarken güzel hatırlayabilirdim fakat o günkü sıcaklıkta bugün bu hisleri maalesef taşıyamıyorum. Sıcaklığı tarif edebilmem mümkün değil, sıcaklığa bakarak anlaşılabilecek bir iklim değil.

Kyoto

  • Nishiki Market

Seyahatimizin son gününü hatıra hediyelik eşyalar bakınmak için Kyoto’nun en ünlü yerine ayırdık. Nishiki Market’i, bizim Kapalı Çarşı’ya benzettim. Üzeri kapalı bu cadde, hem gıda hem de hediyelik eşya satan tezgahlarla doldurulmuş. Orada bulunan her dükkana girdik ve her yemek tezgahının önünde epey vakit geçirdik. Burayı sevdik ancak çok fazla turist geldiği için biraz (burada kullandığım ‘biraz’ Japonya için düşünüldüğü durumda geçerlidir, yoksa tabii ki Japonya çok pahalı)  pahalı.

  • Sento Imperial Palace

Hayalinizde nasıl bir park var? Japon bahçelerini bilirsiniz, idealizmi temsil edebilecek tüm güzelliklerle donatılmıştır. Güzel bir manzarayı yeteri kadar ifade edebilmek için bazen ‘rüya gibi’ tanımını kullanırız. İşte burası öyle türden, olağanüstü bir renk ve doğa uyumuna sahip bir bahçe. Bahçe girip biraz ilerleyince gördüğüm manzarayı hiçbir yere değişemem. Bu uyumu görebildiğim için şükrediyorum gözlerime.

sento imperial palaceJPG.JPG
Japon bahçesi

Fotoğrafta sadece küçük bir kısmı yansıtabiliyoruz, çok daha fazlası var.

  • Kamo River

Kyoto’da kaldığımız günlerden birinde de Kamo Nehrinin her iki yanını da gezme fırsatı yakaladık. Biraz dolaştık biraz nehre karşı oturduk. Nehrin her iki yanında ağaçlı güzel yürüyüş yolu ve oturma alanları olduğu için keyifle dolaştık. Nehrin kenarındaki evler de Kyoto’nun geleneksek dokusu ile bütünleşmiş.

  • Sanjo Dori

Sanjo Dori caddesi alışveriş yapmak için uygun yerlerden biri. Üzeri kapalı bu caddede küçük butikler mağazalar ve kafeler var. Hiçbir dükkan İngilizce bilmiyor, bu yüzden anlaşmak epey zordu. Özellikle oturduğumuz butik bir pastanede gelen menü Japonca olduğu ve çalışan da İngilizce bilmediği için pasta seçimizi anlatmak çok zor oldu.

Mağazalarda çoğunlukla vintage ürünler bulunuyordu. Vintage ürünlere bir hayli ilgi duyduğum için gezmemiz birkaç saatimizi aldı diyebilirim. Dil konusunda anlaşamasak da Japonların olağanüstü nezaketi ve güler yüzü sayesinde olumsuz hiçbir durumla karşılaşmadık.

  • Bambu Ormanı

Kyoto’ya gelmişken ve JR Pass varken yakında gidebileceğimiz yerlere kısa sürede görmeyi hedefledik. Bambu Ormanı da bunlardan biriydi. Biz JR Pass kullanarak ormanın yakınında bir istasyona varıp oradan yaklaşık 1,5 km yürüyerek ulaştık.  Tabi ormanın içinde de epey yürüyüş yapmanız gerekiyor. Fakat bulunduğumuz istasyondan eski tip bir trenle de ormanın içine varılabiliyor, aklınızda olsun.

Bambu ormanı ihtişamıyla büyülüyor. Göz alabildiğine uzun uzun ve sık sık bambularla kaplı büyük bir orman.

Bu güzelliği kayıtlara almak lazım, fotoğraf çekeceğim ama kalabalık güzel bir kare olmasına pek müsaade etmiyor. Ormanı gezenler olarak ne kadar istemesek de maalesef birbirimize engel oluşturduk.

Kobe

  • Sannomiya

İtiraf ediyorum, Kobe’ye gitmemizin tek bir amacı vardı, Kobe eti tatmak. O yüzden gezilebilecek yerler için bir araştırma yapmamıştık. Eminim güzel yerleri vardır fakat biz sadece restoranların yoğunlukta bulunduğu Sannomiya’yı biraz turlayıp son trenle Kyoto’daki otelimize döndük.

Bu yüzden de Kobe dendiğinde aklıma sadece masaj yapılan sığırlar geliyor. 🙂

Nara

  • Nara Park
ezgif.com-crop.gif

Nara, sokakta sizi karşılayan geyikleri ile meşhur. Burada ev sahibi geyikler, biz de onlara konuk olduk. Önce bir iki tanesi yolda karşıladı, onları takip ederek diğerlerinin yanına asıl bulundukları yere ilerledik. Bol bol fotoğraf ve video çektik, fındık fıstıkla besledik (ben değil Ertan besledi), geyiklerle karşılıklı birbirimize Japon selamı çaktık. Turistlerle beslenmeye çok alışmışlar, sürekli yemek verilmesi için yanımıza gelip beklediler veya yediğimiz yemeğe ortak olmaya çalıştılar. 🙂

Sokakta hiç rastlamadığımız varlıklarla bu denli iç içe olmak tuhaf bir duygu. Kyoto planınız olursa Nara’ya gitmenizi kesinlikle tavsiye ederiz, farklı ve eğlenceli bir deneyim kazandırır.

geyik.jpg
Nara Park
  • Todaiji Tapınağı
IMG_2673
Dünyanın en büyük bronz buda heykeli

Bu tapınak Nara Park içerisinde yer alıyor. M.S. 8. Yüzyılda kurulmuş. Dünyanın en büyük bronz buda heykeline sahip ve UNESCO Dünya Mirasları listesinde. Heykel yüksekliğinin 15 metre olduğunu öğrendik ve bakarken ihtişamı ile hayran bırakıyor.

Tapınak sadece bu heykelle değil dışarıdan da muhteşem bir görüntüye sahip. Ziyaret ettiğimiz gün hava biraz kapalı ve bulutluydu, bu hava öyle güzel bir görüntü yarattı ki, çıkan görüntüye saygı duymamak ve hayran kalmamak çok zor.

todaiji.jpg
Todaiji Tapınağı

Eğer gezdiğiniz yerlerde hatıra toplamak hoşunuza gidiyorsa tapınağın bahçesinde tam size göre bir otomat bulunuyor. Üzerinde geyik figürü olan Nara hatırası kalabilecek ve üzerine istediğinizi yazdırabileceğiniz bir metal para otomatı var. Biz de hemen gidip isimlerimizi ve günün tarihini yazdırdık.

metalparajpg.jpg
Hatıra para

Gezip gördüğümüz yerlerden aklımızda kalanlar bu kadar. Japonya’nın görülmeye değer yerleri gezmekle bitmez. Japonlar kendi miraslarına ve doğaya duydukları saygı sayesinde bugüne kadar yapılarını korumuşlar. Bu yerlere yıllar sonra da gitsek de aynı şekilde bulacağımızdan eminiz. Bu sebeple Japonya hakkında söylenmiş hiç bir övgü abartılı değil. Burada gördüğümüz güzelliklerin hepsi için tüm Japonlara teşekkür ederiz.

Reklamlar

Büyüleyici Japonya! Bölüm 2 – Gezip Gördüğümüz Yerler” için bir yorum

Kendininkini ekle

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: